X
X

Ali'nin sabrı taştı

25.12.2011 Pazar 11:55 (Güncellendi: 08.11.2016 - 16:15)

Ali, başına gelenlere daha fazla dayanamadı.

Keşanlı Ali Destanı'nın 3. bölümünde; Çamur İhsan'ı öldürmek suçundan hapse atılan Ali'ye, mahkeme 10 yıl hapis cezası verdi.

Manyak Cafer, Çamur İhsan'ı öldürdükten sonra bir süre ortadan kaybolurken, Sipsi işlerin başına geçerek herkese kök söktürmeye başladı.

Zilha, dayısının başında elinde bıçakla gördüğü Ali'nin bu cinayeti işlediğine inanmak zorunda kalırken, bir taraftafan da onun böyle bir şey yapamayacağını düşünmekten kendini alıkoyamadı.

Biçki dikiş kursunun katıldığı kermeste, ünlü bir modacı Sineklidağ kadınlarının yaptıklarını çok beğenerek, onlara iş teklif etti. Kurstaki kadınlar güzel paralar kazanmaya başlayınca, kocaları artık çalışmayıp, eşlerinin paralarını harcamaya başladı. Bu durum, Sipsi ve Teke'nin işlerine balta vurunca, Sipsi'nin adamları, geceyarısı kursa gidip, orayı darmadağın ettiler. Ertesi sabah kadınlar korkunç manzara karşılaşınca, Zilha'nın önderliğinde boyun eğmemeye karar verip, el birliğiyle işlerine devam etme kararı aldılar.

Hasibe, oğlunun hasretiyle kötü günler geçirirken, Şerif onun ve Zilha'nın en büyük destekçisi oldu.

Öte yandan hapishanede de işler iyi gitmiyordu. Ali, bir köle gibi çalıştırılıyor ama yine de sesi çıkmıyordu. Onun en büyük derdi Zilha'ydı. Zilha'sı onun bu cinayeti işlediğine inanıyordu. Her şey üstüste gelince, Ali'nin sabrı taştı ve koğuştakilere meydan okudu. Artık ya ezilen tarafta olacaktı ya da herkesin karşısında korkudan titrediği Keşanlı Ali olacaktı. Çileden çıktığı anda Çamur İhsan'ı öldürdüğünü söyleyerek karşısındaki korkuyu daha da beslerken, hapishane müdürünün Ali'nin itirafını duyması üzerine her şey kontrolden çıktı. Ali, hücreden büyük bir değişim geçirerek koğuşa geri döndüğünde, artık anlı şanlı Keşanlı Ali olmuştu.