X
X

"Kadın Cumhuriyetiyiz biz"

06.12.2011 Salı 12:46 (Güncellendi: 08.11.2016 - 16:15)

‘Umutsuz Ev Kadınları’ dizisinde Emel karakteriyle karşımıza çıkan Özge Özder...

Ankaralı olmaktan gurur duyduğunu söylüyor. Oyuncuya göre, İstanbul’da birçok alanda olduğu gibi aşkta da odaklanma sorunu yaşıyoruz.
 
* Seyirci başlarda bir tereddüt yaşasa da ‘Umutsuz Ev Kadınları’nı sevdi. Proje size geldiğinde ne düşünmüştünüz?
 
Bana teklif edilen rolle ilgili çekincelerim vardı. Çünkü Eddie adıyla çizilen karakter, kadının özgür ruhlu halini temsil ediyor. Erkek gibi flört eden bir kadın. Bunun Türkiye’ye uyarlanmasıyla ilgili çekincelerim olmuştu. Çünkü Türkiye’de biz çapkın, kendini net ifade eden kadınlara alışkın değiliz. Ama Fatih Bey (yapımcı Fatih Aksoy) tereddütlerime rağmen benim oynamamda ısrar etti. İyi ki de ısrar etmiş. İşin güzel kotarıldığını düşünüyorum. Onlar da bizden kadınlar oldular.
 
*Songül Öden’in oynadığı Yasemin karakteriyle çekişme sahneleriniz çok eğlenceli...
 
Bu konuyla ilgili ben de geri dönüşler alıyorum. Songül’le oynarken de keyif aldığımızı birbirimize söylüyoruz.
  
*Kadın ağırlıklı bir sette çalışmanın zorlukları var mı?
 
Kadın cumhuriyetiyiz biz, öyle diyorum ben. Gerçekten tedirgin olabilir insan. Beş başrolün de kadın olduğu bir işi hayal edebiliyor musunuz? Hemcinslerimizi tanıyoruz yani. O anlamda tedirgin yaklaşanlar olmuş. Mesela Ceyda (Düvenci) bu işe ilk “Evet” diyenlerden. “Her gün şirketi arıyordum, diğer oyuncular kim diye”, “Her isim açıklandığında da ‘oh!’ diye derin bir nefes aldım” diyor. Benim öyle bir durumum olmadı. Diziye en son ben ve Serhat Tutumluer katıldı. Sette de birbirimizi yanıltmadık. Çok keyifli bir set ortamı var.
 
“İstanbul insanı net değil”
 
* En başa dönersek... Ankara’da tiyatro okumuşsunuz. İstanbul’a ilk ne zaman geldiniz?
 
Ankara’da doğup büyüdüm. Konservatuar bittiğinde geldim İstanbul’a. Gelme sebebim de, BKM’den bir çocuk oyunu için aldığım teklifti. Sonrasında da tiyatro hayatımdan çıkmadı. Şu anda şehir tiyatrosunda kadrolu oyuncuyum, iyi ki de öyleyim. Ama hayatımda ilk defa aktif olarak sahnede değilim.
  
* Tek başına büyük bir şehirde yaşamaya çalışmak zorladı mı sizi?
 
Zordu... Arabesk anlamda söylemiyorum bunu. Ben İstanbul’a gerçekten cesaret ister bir şekilde geldim. Gelip kendime ev tuttum, her şeyle birebir ilgilendim, bir yandan tiyatroya devam ettim. Oyunculukla ilgili bir dolu ek iş yaptım. O dönemlerde kendi ayaklarımın üzerinde durmak önemliydi. Bunu başardığım için kendimle gurur duyuyorum. Şu anda neyim varsa bana kalan şeyler değil, kendi çabamla elde ettiğim şeylerdir. Kariyerimde de böyle.
 
* “Ankara’nın en güzel yanı İstanbul’a dönüşüdür” derler. Bu söze katılıyor musunuz?
 
İstanbul’dan giden için gerçekten anlaşılması güç bir yer olabilir Ankara. Kökenlerine baktığınızda Ankara’dan çok fazla sanatçı çıktığını görürsünüz. Ankara gibi insanı da dışardan kapalı kutu gibi görünür, ama içi zengindir. Bu da şundan kaynaklanıyor; orada insanın kafasının dağılabileceği çok alan yok. Bu daha kolay odaklanmanızı sağlıyor. İstanbul’da herkes her şeyi bildiğini zannediyor ama birçoğu hiçbir konuyu tam bilmiyor. Herkes her işi yapıyor, ama hiçbir işte uzman değil. Çünkü şehir öyle bir şehir. Bu insanlarına da yansıyor. Herkes bir sürü insana aşık. Ankara bunun tersi. Nettir, birisi sizi ya sever ya da sevmez. Hayal kırıklığına uğramazsınız. Karmaşa yoktur.
 
* İstanbul’daki karmaşaya alıştınız mı?
 
Alıştım. Ama burada yetişmek istemezdim. Ankara’da yetişmiş olmanın bana kattığı çok şey var. Ankaralı olmakla ilgili övünç duyduğum bir tavrım var. Ama şu an orada yaşayamam, mesleğimle ilgili bu. Burada daha çok besleniyorum.
 
“Aşıkken sakarlaşıyorum”
 
*Canlandırdığınız Emel’in erkek gibi flört ettiğini söylediniz. Siz ilişkilerinizde nasıl davranırsınız? İlk adımı karşı taraftan mı beklersiniz?
 
İnsan kendini ifade etmekle ilgili bir sıkıntı duymamalı. Ama tabii ki ifadeden ifadeye fark var. Ben aşık olduğumda yakın olma isteği duyan biriyim. Bununla ilgili de kendimi ifade etmeye çalıştığım zaman sakarlaşıp, kendimi komiklikler silsilesinin içinde buluyorum. O yüzden ifade etmesem hakkımda daha hayırlısı oluyor.

Favorileri
En son izlediği oyun: Günlük Müstehcen Sırlar
En son okuduğu kitap: Sinema Tarihi
En son izlediği film: İmmortals ve Melankoli
En son aldığı müzik CD’si: Norah Jones ve Eric Clapton
 
Milliyet/Cadde