X
X

Başbakan neden Başkanlık Sistemi istiyor?

25.04.2013 Perşembe 17:30 (Güncellendi: 07.09.2016 - 12:39)

Hasan Celal Güzel, Çarşamba gecesi Genç Bakış'a konuk oldu

Milli Eğitim Eski Bakanı Hasan Celal Güzel dün gece Abbas Güçlü ile Genç Bakış'a konuk oldu, gençlerle gündemi tartıştı.
 
İşte Karabük Üniversitesi'nden canlı yayında ekrana gelen Genç Bakış'ın özeti ve öne çıkan başlıklar...
 
MİLLET SİYASİ BİR KAVRAMDIR
- 'Ulus devletler demode oldu, küreselleşme geldi' diye bir söylem var. Tamam küreselleşme bir vaka inanıyoruz. Ama ulus devletler bitmedi. Dünyada 200 civarı devlet var. Bunların hepsi ulus devlettir. Üniter devlet yok diyorlar. Ama bu  200 devletin 194'ü üniter devlet, 6 tanesi federatif sistem. ABD başta olmak üzere, federatif sistemlerin hepsi de milli devletlerdir. Bilen bilmeyen konuşuyor. Gelsinler o aslan teorisyenlerle konuşalım da anlatsınlar bakalım hangi ulus devlet gidiyormuş.
 
- Millet siyasi bir kavramdır. Her devletin sınırları içinde siyaseten bir millet olur. Türkiye'dekinin adı da Türk milletidir. Ama Türk milleti ırka dayanan bir millet değildir. Türkiye sınırları içinde yaşayan herkese hangı ırktan hangi mezhepten olursa olsun Türk diyoruz biz.
 
- Türk milletine söven, Ermenilere katliam yapıldı diye sahip çıkmaya çalışan, Türkler Kürtler'i kesti diyen bir bakıyorsunuz mükafat olarak Nobel ile ödüllendiriliyor. Bu memlekette Türk olmak suç oldu.
 
AKİL İNSANLAR HEYETİ İÇİN TEKLİF GELSE KATİYYEN KABUL ETMEZDİM
- Akil insalara Heyeti Nasiha benzetmesi yapmak Başbakan'a ve akil adamların bir kısmına da haksızlık olur. Ama bir kısmına olmaz.  Banan akil insanlar heyeti için  teklif gelse katiyyen kabul etmezdim.
 
TERÖRLE MÜCADELE 2 AY DAHA DEVAM ETSE PKK BİTECEKTİ
- Sayın Başbakan bu 30 yıllık dönemde terörle güvenlik mücadelesini en iyi veren kişidir. Son 1.5 yıl içerisinde teröristlerin yüzde 92'si etkisiz hale getirilmiş, binin altına indirilmiştir. Güvenlik mücadelesi 2 ay daha devam etseydi şu an PKK tamamen dağılmış, silahlarını bırakmış ve yok olmuş olacaktı.
- Fakat sayın Başbakan; PKK yı tutan az bir kesim var PKK biterse bu kesim yenilgi hissine kapılır diye düşündü. O yüzden mücadeleyi kesti. Tamamen timleri çekmedi ama durdurdu. Karşı tarafta zaten dize geldi.
 
PKK DAĞDAN İNMEZ
- Bizim iki ayrı meselemiz var. Birisi Kürt kardeşlerimizin sorunları. Kürt sorunu değil. Birisi de terör meselesi. Bu ikisini birbirinden ayırmazsak olmaz. Başbakan bunu ayırt etti. Teröristin üstüne giderken, Kürt kardeşlerimizi kucakladı ve onların hemen hemen her isteğini de yerine getirdi.
- Bundan sonra Başbakan birkaç konuda yanlış yaptı. Yüzde 91'in gurunu kırdı. Apo'yu Mandela vaziyetine düşürdü. Muhattap aldı. Dünyada ETA ve İRA dahil hiçbir terör örgütü ile silah bırakmadan görüşmeye geçilmemiştir. İlk defa bizde geçiliyor. Bu yanlıştır. Silahlarını bırakacaklardı, sonra görüşülecekti.   - İnşallah doğru çıkmaz ama ben bu sürecin sonucunda ben PKK'nın yeniden eylem yapacağını, asla dağdan inmeyeceğini düşünüyorum. 30 yıllık tecrübem bana bunu söylüyor.
 
BAŞBAKAN'IN 'IRKÇILIĞI' AYAKLAR ALTINA ALIYORUM DEMESİ GEREKTİ
- Benim çok üzgün olduğum bir dönem geçiriyoruz. Ama iyimserim. Başbakan'ın 2023 hedefine de, 2071'de süper güç olma hedefine de inanıyorum.
- İnsanın bir 2023'e kadar baktığı genel perspektifi var, bir de olan biten var. Köşe yazarları, aydın geçinenler, akil ve akile olanların önemli bir kısmı
 
-Türk nedir? Millet nedir? Vatan nedir? Türk bayrağı yok ki zaten, gelin buna devletin bayrağı diyelim- gibi laflar etmeye başlarlarsa, ben buna ırkçı manada değil vatansever manada bir Türk milliyetçisi olarak elbette kızarım.
- Başbakan'ın Türk milliyetçiliğini de Kürt milliyetçiliğini de ayaklarımın altında eziyorum demesinin sebebi veda hutbesinde Hz. Muhammed'in cahiliyye adetlerini ayağımın altında eziyorum demesiyle ilgilidir. Ama hatalı bir deyiştir. Irkçılığı ayağımın altında eziyorum demesi lazımdı. Çünkü Türkiye'de milliyetçilik anlayışı dini esaslara dayanır, asla ırk ayırımcısı değildir. Türkler kendi milliyetçiliklerini başka milletleri hor görmek, terör yapmak için kullanmamışlardır.
 
ÖZAL DA ŞEHİT EDİLDİ YAZICIOĞLU DA
- Özal'ın ölümünü ilk öğrendiğimde aklıma suikast filan gelmedi. Yoruldu diye düşündüm. Ama sonra baktım ki bir sürü şey şüpheli. Ambulans yok, doktor yok, otopsi yapılmıyor. Bir devlet başkanı makamında vefat etmişse başsavcının otomatik görevidir otopsi istemek. Özal'ın şehit edildiği kanaatindeyim. Buna inancım tamdır. Muhsin Yazıcıoğlu'ndan nasıl eminsem, bundan da öyle eminim.
 
TAYYİP BEY CUMHURBAŞKANI OLURSA SIKILIR O YÜZDEN BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİYOR
- Özal aksiyon adamıydı. Cumhurbaşkanı olduğunda sıkılmış, bırakıp siyasete dönmek istemişti. Tayyip Bey de cumhurbaşkanı olursa sıkılır. Sıkılmasın diye başkanlık sistemini getirmeye çalışıyor herhalde.
- Rahmetli Özal'ın kafasındaki sistem direk ABD tam başkanlık sistemiydi.
- Tayyip Bey'in başkanlık sistemi isteği sırf kendi ihtirasından da değil. Tayyip Bey Türkiye'yi öyle bir noktadan alıp, öyle bir noktaya getirdi ki…  Biz küresel bir güç olarak, diplomasi oyuncusu olduk. Ve neticede böyle bir emperyal gücün, başkanlık sistemi ile dış politikada gerçekten daha hızlı karar alması mümkündür. Birinci avantajı budur. İkinci avantajı, siyasi istikrarı temin etmesidir. Üçüncü avantajı kuvvetler ayrılığını en iyi sağlayan sistem olmasıdır. Dördüncü avantajı ise başkanlık sisteminde parlamentolar daha güçlü olur.
- Türkiye bakımından başkanlık sisteminin iki büyük dezavantajı vardır. Birincisi federatif sistem. Çünkü federatif sisteme giderse Türkiye'de bölünme kaçınılmazdır. Federatif sistemler bölünür, parçalanır. Örnek Yugoslavya. Onun için başkanlık sistemi olabilir mi? Olur. Ama federatif sistem olmadan.
 
24 NİSAN'DA NE OLDU?
- Ben Başbakanlık Müsteşarı'yken Osmanlı arşivlerini ilk defa açan ve düzenleyen kişi oldum. 200 milyon evrak vardır Osmanlı arşivlerinde. 1914'ten sonrası herkese kapalıydı. Sonra biz tüm arşivleri herkese açtık. Olduğu gibi herşey ortaya çıktı. Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük palavrası Ermeni soykırımıdır. Böyle birşey yoktur. 19. asrın sonuna kadar Ermenilerle hiçbir problemimiz olmadı. Ama 19. asrın sonunda başta Fransa, Rusya olmak üzere emperyalist devletler sonarsında Almanya, İngiltere ve Amerika devreye girdi. Ermeni komitacıları kurdurdular. Taşnak, Hınçak derneği gibi. Anadolu'da isyanlar başladı. 2. Van isyanında bir gecede 35 bin Türk'ü ve Kürt'ü kestiler Ruslarla beraber. Bu bilgilerin hepsi arşivden.
- 24 Nisan'da güya İstanbul'daki Ermenilerin hepsini tutuklayıp kesmişiz biz. 'Büyük felaket' dedikleri bu. Obama'nın 'büyük felaket' dediği de bu. Bu da son yıllarda Amerikan diplomasisinin bulduğu bir marifet. Bundan Ermeniler de memnun değil. Onlar soykırım dedirtmek istiyor. Halbuki 'büyük felaket' Ermenice'de soykırıma tekabül ediyor.
- 23 Nisan'da Osmanlı istihbaratı geniş bir hazırlık olduğunu tespit etti. Bunun üzerine gece evlerde ve işyerlerinde arama yaptı. Taşnak Sutyun ve Hınçak cemiyetlerinin militanlarının elinde bir askeri birliği donatacak kadar ağır silah, mermi, mühimmat yakaladılar. Ve 225 kişiyi tutukladılar. O sırada İstanbul'daki Ermeni nüfusu 77 bindi. Yani yüzde 3'ü tutuklandı. Bu 225 kişinin yarısını Çankırı'ya yarısını Ayaş'a sürdüler. Cezaevine de  atılmadılar. Sadece sürüldüler ve 5 Mayıs itibariyle de serbest bırakılmaya başladılar. Neticede 157 tanesi serbest bırakıldı diğerleri de Suriye'ye tehcir edildi. 24 Nisan'da bir kişi dahi idam edilmedi. Tek kişinin burnu kanamadı.
 
GÜÇ GÖSTERİSİNE DİKKAT ETMEK LAZIM
- 'One minute' zor bir iştir. Ve sonunda İsrail özür dilemiştir. Bu büyük bir başarı, büyük bir güç gösterisidir. Ama güç gösterilerine de dikkat etmek lazımdır. İsrail'le sonuna kadar düşman kalmamız bizim menfaatimize değildir. Filistin meselesindeki etkinliğimizi kaybederiz o zaman.
 
MUHSİN YAZICIOĞLU AK PARTİ'YE KATILMAK İSTEDİ
- Başbakan Muhsin Bey'i severdi, o da Başbakan'ı. Ve Muhsin Bey hep Büyük Birlik Partisi'nin Ak Parti'ye katılmasını isterdi. Fakat o kadar mert bir insandı ki bir tek arkadaşını bile küstürüp gitmek istemedi.
- Şu an MHP'nin başında Devlet Bahçeli değil de Muhsin Yazıcıoğlu olsaydı durum böyle olmazdı.
 
KIBRIS BARIŞ HAREKATI ABD İZNİYLE YAPILDI
- 1974 Kıbrıs Barış harekatı Amerika'ya rağmen yapılmadı, Amerika'nın izniyle yapıldı. Ama Amerika çok ilgi çekici bir politika uygulamıştır. Hem Kıbrıs Barış Harekatı'ndan haberdar olmuş ve alttan desteklemiş, sonradan da çıkacaksınız Kıbrıs'tan demiştir. Şimdi enteresandır ki ABD Kıbrıs konusunda bizim yanımızda, Avrupa Birliği ise karşımızda.

ABBAS GÜÇLÜ İLE GENÇ BAKIŞ VİDEOLARI