X
X

Heykel yarışmasındaki 10 eser sahiplerini bekliyor!

11.10.2019 Cuma 16:25 (Güncellendi: 11.10.2019 - 16:33)

Türkiye’nin 47 yıllık en köklü sanat ve kültür dergisi Milliyet Sanat tarafından düzenlenen ve Kemer Country Club ev sahipliğinde yapılan “Heykelde Yeni Keşifler” yarışması kapsamında seçilen 10 eser, 12 Ekim’deki müzayedede sahipleriyle buluşacak.

Bu yıl ilk kez yapılan, danışmanlığını Banu Çarmıklı ve Sabiha Kurtulmuş’un üstlendiği “Heykelde Yeni Keşifler” yarışmasında dereceye giren eserler, 12 Ekim Cumartesi günü gerçekleştirilecek bir müzayedede satışa sunulacak. Maya Portakal Bitargil’in yöneteceği müzayedenin ön izlemesi 14.00’te başlayacak. Açık artırma ise 15.00’te Kemer Country Hotel’de gerçekleşecek. Müzayedede, yaz ayları boyunca Kemer Country Hotel önündeki çim alanda sergilenen eserler açık artırmaya çıkacak. Canan Demir’in “Geçmişte Bir Gün”, Ferit Yazıcı’nın “İmkansız İletişim”, Evrim Kılıç’ın “İstanbul”, Genco Gülan’ın “Alo, Alo, Alo, Alo”, Mahir Yılmaz’ın “Koşan Atlet”, Nihal Konar Naş’ın “D-503“, Songül Girgin’in “Balık”, Tanzer Arığ’ın “Duomo”, Yılmaz Bulut’un “İsimsiz”, Yasin Uysallar’ın “Sütun” adlı eserleri müzayedede en yüksek fiyat teklifi veren sanat alıcısının olacak.Müzayededen elde edilen gelirle önümüzdeki yıl ikincisi düzenlenecek “Heykelde Yeni Keşifler” yarışmasına katılacak olan genç sanatçıların üretim masraflarına katkıda bulunulacak.

Taş, ahşap, metal

Heykel gibi üretim maliyeti yüksek, çalışma alanı kısıtlı bir disiplini canlandırmak adına önemli bir adım olan “Heykelde Yeni Keşifler” yarışmasına 200’e yakın başvuru yapıldı. Sanatın ve sanat ortamının gelişmesi, sanatçıların daha rahat üretip görünürlüğünün artırılması açısından dikkat çeken yarışmayı kazanan isimlerden Canan Demir’in “Geçmişte Bir Gün” adlı, metal ve ipler ile örülmüş bıçak heykeli, bir kaide üzerindeki anıtsal duruşuyla keskin bir biçime sahip. Demir’in metal bıçağı, aslında kadının ve toplumsal cinsiyet normlarının en katı sorunsallarının izdüşümü olarak beliriyor. Evrim Kılıç’ın çimenler üzerindeki “İstanbul” isimli yerleştirmesi ise sanatsal ve biçimci arayışlarla beraber malzeme deneyimini de izleyiciye sunuyor. Birbirini çimen üzerinde tek sıra takip eden, yuvarlak formdaki taş ve ahşaptan şekillendirilmiş soyut yerleştirme; içindeki her bir parça heykel ve heykellerin üzerindeki minik devinimlerle, durağan ve yalın göstergeler sunuyor.

İnsanın iletişimsizliği

Ferit Yazıcı, izleyiciyi ilk bakışta şaşırtacak “İmkansız İletişim” isimli heykelinde teknoloji dünyasıyla birlikte gelişen tüketim toplumlarındaki iletişim modelleri ve iletişimsizlik biçimleri üzerine bir eleştiriyi gündeme getiriyor. Yazıcı, heykelinde malzeme olarak ise ahşap ve çıtayı kullanıyor. Dikey, sarı ve dikdörtgen bir kaidenin üzerinde dinamik kesişimler oluşturan sanatçı, yine sarı çıtaların ortasına mor renkte iki minyatür insan heykelciği yerleştirmiş. Bu iki minyatür insan heykelciği, birbirlerine ağızlarından çıkan metal zincir ile bağlanmış. Sanatçı, eserinde yüz yüze bakmalarına karşın birbiriyle konuşamayan, konuşmayan iki insanın iletişimsizlik hâline işaret ediyor.

Genco Gülan ise “Alo, Alo, Alo, Alo” adlı yapıtında aynı anda birçok medya aracını kullanan Antik bir heykeli günümüze taşıyor. Mermer malzemeyle üretilen eser, insanın geçmişten bugüne yaşamsal faktörlerle birlikte güncel değişimine odaklanıyor. Yapıtta dört kol, fazlaca ayak, bilgisayar klavyesinden oluşturulmuş bir çalgı aleti, ters tutulmuş bir fotoğraf makinesi, kablolu bir telefon ahizesi, video kamera gibi çeşitli teknolojik iletişim, medya ve kayıt cihazları yer alıyor. Mahir Yılmaz “Koşan Atlet” ismini taşıyan demir heykeli ile hareketin ön planda olduğu, soyutlanmış bir koşan figürü izleyiciye sunuyor. Yılmaz’ın heykeli nevrotik çağı yaşayan, hayatta kalmaya ve adapte olmaya çalışan insana odaklanıyor. Nihan Konar Naş “Ladin Ağacı” ismini verdiği, yaklaşık 300 yaşındaki ağaç heykeli ile geometrik, net bir anlatı yaratıyor. Naş’ın çalışması, canlı ağaçların arasında kudretli bir anıt gibi yükseliyor. Heykelin esin kaynağı Yevgeny Zamyetin’in “Biz” adlı romanındaki ana karaktere, yani Integral sistemini kuran D-503’e ithafen üretilmiş.

“Sonsuz Sütun”dan ilhamla

Songül Girgin “Balık” isimli metal heykeliyle üniversite dönemlerindeki biçimci kavramsal arayışlarını çeşitli okumalarıyla ve kişisel döngüsüyle birleştiriyor. Çocukluk anıları itibarıyla balık ve denizin hayatındaki öneminden, yaşamını sürdürdüğü deniz hayatı ve balık tutmak gibi fiziki eylemlere odaklanıyor. Tanzer Arığ ise çimenlere beyaz, kroki bir plan gibi yerleştirilmiş olan “Duomo” isimli büyük, metal heykeli ile mimari, boşluk, insan hayatı, hayaller ve algılar gibi konular üzerine çalışıyor. Yasin Uysallar, üniversiteden yeni mezun olmuş genç bir heykel sanatçısı olarak “Sütun” isimli yapıtında çeşitli referanslar ile alçıdan oluşturulmuş, 18 adet kendine ait portrenin bir sarmal sütununu izleyiciye sunuyor. Uysallar, Constantin Brancusi’nin “Sonsuz Sütun” isimli heykelinden ilham alarak Brancusi’ye yeni bir yorum getiriyor.

Yılmaz Bulut “İsimsiz” adlı inşaat tellerinden örülmüş, yere devrilmiş veya yatmış bir katır heykeli ile heykel bahçesi içinde şiirsel bir görüntü yakalıyor. Sanatçının sosyo-politik meselelere odaklandığı eseri, 2011 yılındaki Roboski olaylarına dayanıyor. Bulut’un katır heykeli yeşil çimenler üzerinde, esintili bir ağaç altında, gündeminden uzak, huzurlu bir öğle uykusundaymış gibi katı bir biçimde yatıyor.

Seçici kurul nasıl seçti?

“Heykelde Yeni Keşifler” yarışmasında; Agah Uğur (Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi / Koleksiyoner), Aslı Sümer (Artsümer Galeri Kurucusu), Banu Çarmıklı (Sanat Yazarı /Koleksiyoner), Derya Yücel (Küratör / Sanat yazarı), Ebru Özdemir (Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı / Koleksiyoner), Erol Tabanca (Polimeks Yönetim Kurulu Başkanı / Odunpazarı Modern Müze Kurucusu), Filiz Aygündüz (Milliyet Sanat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni), Melike Bayık (Küratör/sanat yazarı), Meltem Demirören Oktay (Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı / Koleksiyoner), Sabiha Kurtulmuş (Merkür Galeri Kurucusu / Sanat Danışmanı) ve Seçkin Pirim’den (Sanatçı) oluşan seçici kurulu Türkiye’nin dört bir yanındaki sanatçılardan ve heykel bölümü öğrencilerinden gelen 200’e yakın eserin görsellerini ve video kayıtlarını inceleyerek adayları belirledi. Seçici kurul üyelerinin değerlendirmeleri neticesinde dereceye giren 10 eser belirlendi. Bu 10 eser daha sonra Kemer Country Hotel önündeki çim alanda sergilenmeye başladı.

“Heykelde Yeni Keşifler” sergisi yarışması yeni arayışları olan sanatçılar için alternatif bir kapı açmayı, galerilerde temsiliyeti olmayan sanatçılara yeni alanlar sunup keşfedilmelerini sağlamayı, aynı zamanda da genç sanatçıların üretim masraflarına katkıda bulunmayı amaçlıyor.